36 Soru İle Aşkın Formülü

Okunma: 173 0 Yorum

Daha önce hiç karşılaşmamış iki insan… Bir masada baş başalar. Ellerinde sadece birer kâğıt parçası… Buradan aşk çıkar mı? Çıkıyormuş. ABD’de bir psikolog ve ekibi, 36 soru kullanarak bir çifti birbirine âşık etti, etkisi bir aşk salgını halinde sürüyor…

Birbirini hiç tanımamış iki insan birdenbire aşka sürüklenebilir mi? Şaşırtıcı belki ama doğru yönlendirme ve azıcık teknik destekle ‘aşkın kimyası’ denilen o büyü, birbirlerine o güne dek dünyalar kadar uzak iki insan arasında dahi yaratılabiliyor. Stony Brook’taki New York Devlet Üniversitesi’nden Arthur Aron ve ekibi bunu becerdi. 1997’de yaptıkları deneyde, daha evvel hiç karşılaşmamış iki kişiyi aşktan sarhoş etmeyi başardılar. Daha da tuhaf olan, bu deneyin ancak bugün bir aşk salgınına dönüşmesi.

Hikâyeyi baştan alalım…

1997’de Aron ve ekibi önce birbirinden habersiz bir kadın ve bir erkek buldu. Onları ayrı kapılardan bir odaya soktular ve bir masada karşılıklı oturttular. Bu müstakbel çift birbirini ilk defa işte o masada gördü.

Yapmaları gereken oldukça basitti. Önlerindeki kâğıtlardan birbirlerine giderek daha da mahrem alanlara giren tam 36 soru (12’şerden üç set) soracaklardı. Sadece iki kural geçerli: Bir, soruların hepsini cevapla! İki, soru ne kadar mahrem olursa olsun dürüst ol! Bu aşamadan sonra, bir zorlu kısım daha geliyordu. Çiftin, tam dört dakika boyunca birbirlerinin gözlerinin içine bakması gerekmekteydi.

Erkek de kadın da bu deneyde kendilerine düşeni eksiksiz yaptı. Soruları hiç yalana riyaya kaçmadan cevapladılar. Dört dakika boyunca göz göze kalmayı da becerdiler.Sonuç: Altı ay sonra evlenmişlerdi! Dr. Aron ve ekibi düğün törenine elbette davetliydi.

Aron’un deneyi zaman içinde bir efsane haline geldi; sonra günlük yaşamın hayhuyu ve modern teknolojinin sağladığı onca yenilik içinde unutulup gitti…

Ta ki geçen aya kadar kadar…

DÖRT DAKİKA BAKIŞMAK BÜYÜK CESARET

9 Ocak’ta New York Times gazetesinin ‘Modern Love’ (Modern Aşk) başlıklı köşesinin misafir yazarı Mandy Len Catron, ‘eski’ bir deneyle hayatının nasıl değiştiğini anlatıyordu. Kanada’da yaşayan ABD’li İngilizce öğretmeni ve yazar Catron, Aron’un 36 soru tekniğini uygulamış ve başına gelenlere hayret etmişti.

Catron, hikâyesine evvela bir uyarıyla başlıyordu. Bu testi beraberce uyguladığı kişi, hiç tanımadığı biri değildi. Ama onun gerçekte kim olduğunu da tam olarak bilmiyordu. Üniversiteden, uzak bir arkadaşıydı. Yıllar sonra bir spor salonunda yeniden karşılaşmış, arada bir ayaküstü sohbet etmeye başlamışlardı. Bir sohbetlerinde konu, şehir efsanesi gibi dilden dile dolanan ‘36 soru’ya geldi. Şakayla karışık “Yapalım mı” dedikten sonra kendilerini bir barda, ellerinde sorularla buldular.

Her bir soruyu cevapladıkça cesaretleri arttı; mahremlerini birbirine açtılar. Sorular bitince dört dakikalık o son ‘cesaret’ testine de niyetlendiler. Bir ıssız köprüye gidip gözlerini hiç ayırmadan birbirlerine baktılar. En zoru da buydu. Catron’a göre iki dakika ‘dehşete kapılmaya’ yetiyordu: “Ama dört dakikada hakikaten bir yere gidiyorsunuz.” Catron ve karşısındaki erkeğin şu an beraber olduğunu tahmin etmişsinizdir…

SİZ DE SORABİLİRSİNİZ

 

Aron, 1997’de deneyinin sonuçlarını yayımladığında bu sonuçları karşılıklı kırılganlığın yakınlık getirmesine bağlıyordu: “Çiftlerin yakın bir ilişki geliştirmesindeki anahtar unsurlardan biri devamlı ve artan biçimde, karşılıklı olarak kendini açmaktır.”

Yani birinin bir başkasına ruhunu gerçekten açması sorular yardımıyla sağlanabiliyordu; bu da yakın bir ilişkinin, Aron’un örneğinde de aşkın doğmasına yol açıyordu. Hem de sadece 18 sene önce bu deney ilk yapıldığında değil. Catron’un yazısının gösterdiği gibi, aynı sorularla, bugün de! Bir de hatırlatma: Aron’un ekibinde yer alan eşi Elaine Aron’a göre, bu testten sadece aşk için değil arkadaşlık kurmak için de yararlanılabilir; zaten beraber olanlar ilişkilerini geliştirmek için de ona başvurabilir.

İşe yarıyor belli ki… ABD barlarının şu andaki favori eğlencelerinden biri 36 soru… Catron’un New York Times’da yayımladığı deneyim etkisini çabucak gösterdi. Yazı neredeyse bir viral kampanyaya, bir aşk salgınına dönüştü. Birbirini az tanıyan, çok tanıyan, hiç tanımayan binlerce insan biraz mahcup biraz muzipçe aynı soruları soruyor şimdi.

Elbette size de açık sorular bunlar. İstediğiniz an başlayabilirsiniz…

BİRİNCİ SET

1) İstediğin kişiyi davet edebilecek olsaydın, akşam yemeğine kimi çağırırdın?

2) Ünlü olmak ister misin? Ne şekilde?

3) Birine telefon açmadan söyleyeceklerinin provasını yapar mısın? Neden?

4) Senin için ‘mükemmel’ bir gün nelerden oluşur?

5) En son ne zaman kendi kendine şarkı söyledin? En son ne zaman başkasına şarkı söyledin?

6) 90 yaşına kadar yaşayabilecek ve son altmış yılını 30 yaşındaymış gibi geçirebilecek olsan neler yapmak isterdin?

7) Nasıl öleceğine dair gizli bir önsezin var mı?

8) Senin ve karşındaki kişinin üç ortak özelliğini sayabilir misin?

9) En çok ne için hayata minnettar oldun?

10) Yetiştirilme biçimindeki üç unsuru değiştirecek olsan, bunlar neler olurdu?

11) Dört dakika düşün ve karşındakine hayat hikâyeni olabildiğince detaylı şekilde anlat.

12) Yarın bir yetenek kazanmış olarak uyansan, bunun ne olmasını isterdin?

İKİNCİ SET

13) Bir kristal küre hayatın, geleceğin ve geri kalan her şey hakkında gerçeği söyleyecek olsa neleri öğrenmek isterdin?

14) Uzun süredir hayalini kurduğun bir şey var mı? Peki onu neden gerçekleştirmedin?

15) Hayattaki en önemli başarın nedir?

16) Arkadaşlıkta en çok neye değer verirsin?

17) En kıymet verdiğin hatıran hangisi?

18) En berbat hatıran hangisi?

19) Bir yıl içinde aniden öleceğini bilsen, şu anki yaşama biçiminde herhangi bir şeyi değiştirir miydin? Neden?

20) Arkadaşlık senin için ne anlama geliyor?

21) Sevgi ve şefkat senin hayatında nasıl bir rol oynuyor?

22) Sırayla, karşınızdaki kişinin olumlu bir karakter özelliğini söyleyin. Toplamda beş ayrı özellik sayın.

23) Ailenin fertleri birbirine ne kadar yakın ve içtendir? Çocukluğun diğer insanlara göre daha mutlu geçtiğini düşünür müsün?

24) Annenle ilişkin hakkında ne hissediyorsun?

ÜÇÜNCÜ SET

 

25) İkiniz de ‘biz’le başlayan üç hakiki cümle kurun. Örneğin “İkimiz de bu odadayız ve ‘…..’ hissediyoruz.”

26) Şu cümleyi tamamlayın: “Keşke kendisiyle ‘…..’ paylaşabileceğim birisi olsaydı.”

27) Karşınızdakiyle yakın arkadaş olacak olsanız, onun senin hakkında neyi bilmesinin önemli olacağını anlatın.

28) Karşınızdakine onun hakkında neyi sevdiğinizi anlatın; çok dürüst olun; ilk defa karşılaştığınız birine söyleyemeyeceğiniz şeyleri söyleyin.

29) Karşınızdakine hayatta sizi en çok utandıran anları anlatın.

30) En son ne zaman bir başkasının önünde ağladın? En son ne zaman kendi kendine ağladın?

31) Karşınızdakine onun hakkında şimdiden sevdiğiniz bir şeyi söyleyin.

32) Öyle bir şey varsa, ne hakkında şaka yapılmasını uygun bulmazsın?

33) Bu akşam kimsenin haberi olmadan ölüverecek olsan, hiç kimseye anlatamadan hayata gözlerinizi yumduğun için en çok üzüldüğün şey ne olurdu? Neden kimseye anlatmadınız?

34) Sana ait her şeyi barındıran evinin yandığını farz et. Sevdiklerini veya evcil hayvanlarını kurtardıktan sonra son bir defa eve girebilme ve tek bir nesneyi kurtarma şansının olduğunu düşün. Bu ne olurdu? Neden?

35) Ailende kimin ölümü seni en çok sarsar? Neden?

36) Karşınızdakine kişisel bir probleminizi anlatın ve ondan bununla başa çıkmak için tavsiye sorun. Ona seçtiğiniz bu problem hakkında ne düşündüğünü de sorun.

0 Comments

Leave a Comment