Bazen gözlerle ifade edilemez duygular.. O zaman kalemin gücü başlar..

Fetih 1453

Bu Yazı 5 sene önce ilhan tarafından Kişisel,Videolar kategorisinde yazılmıştır. Okunma:444

Fetih 1453 filmi 16 şubatta 14:53’te vizyona girdi. Film Türkiye’de büyük ses getirdi, şu ana kadar ki en büyük bütçeli film olma özelliğiylede beğeni topluyor.

Bu filmi beğenen olduğu kadar beğenmeyende var. Bir arkadaşım filmi yere göğe sığdıramadı. “Muhteşem bir film, şu ana kadar ki en güzel film, hayatımda izlediğim en güzel film” sözleriyle filmi öve öve bitiremedi.

Bizde akşam sinemaya gidelim dedik. (On yıllar sonra ilk defa 😀 ) 19:50’de koruparka vardık. 20:00 seansına mı 21:30 seansınamı girsek diye tartışırken iki seansta’da boş yer kalmamış. 23:00 seansınıda beklemedik ve sinemaya girmeden geri geldik. Sinema grevim hala devam ediyor 😀

Bugünde başka bir arkadaşım (yorumlarına güvendiğim) filmin anlatıldığı kadar güzel olmadığını, 1453 yılında olmayan şeylerin var, olan şeylerin ise olmadığının gösterildiği herşeyiyle çalıntı gibi duran bir film olduğunu söyledi.

Bende internette yorumları okuyayım dedim. Malesef ki genel kanı filmin hüsran olduğu yönünde. Yönetmen kendine göre tarih yazmış, tarihi değiştirmiş şeklinde yorumlar oldukça fazla. Ayrıca büyük çoğunluk Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil’in “Holivut’un Fethi” yazısına tam söylemek istediklerimi söylemiş diyor.

Sanırım filmin korsanının çıkmasını bekleyeceğim 🙂

İşte Yılmaz Özdil’in yorumu:

“Fetih 1453” filmi, “Titanic” gibi, taa en başından bilet alırken sonunu biliyorsun.
*
Sürprizle bitmiyor yani.
İstanbul’u fethediyoruz.
Ama…
Başıyla sonu arası komple sürpriz dolu.
*
Fatih’in rüyasında Osman Gazi’yi gördüğü sahne, bire bir “Yüzüklerin Efendisi”nde var mesela… Osman Gazi parmağındaki yüzüğü Fatih’e uzatıyor, yüzük ellerinden kayıyor, Mordor diyarında olduğu gibi, lav nehrine düşüyor. Fatih sanırsın Frodo… Ter içinde uyanıyor.
*
Zaten, gir internete, karşılaştır…
Filmin afişinde Fatih’in kılıcını tutuş biçimiyle, “Yüzüklerin Efendisi Kral’ın Dönüşü” filminin afişinde Aragorn’un kılıcını tutuş biçimi, tıpa tıp aynı.
*
Hipodrom…
“Ben Hur”daki hipodrom.
*
Kolların bacakların koptuğu savaş sahneleri tıpkı “Büyük İskender”den mi desem, yoksa “Gladyatör”den mi, tam karar veremedim… Ancak, Ulubatlı Hasan’ın Mel Cipsın gibi, taarruza hazırlanan süvarileri atıyla denetleme sahnesi, kesinlikle “Cesur Yürek”ten.
*
Bizans askerlerinin surların önüne duvar gibi dizilmesi, ok yağmuruna karşı şemsiye gibi kalkan açması “Truva”da var. İttirilerek yürütülen kulelerin yanarak devrilmesi “Cennetin Krallığı”ndaki gibi.
*
Ki… Cennetin Krallığı’nda, Selahaddin Eyyübi, ordusunun önüne atıyla çıkarak, Kudüs’ü savunan Haçlı Kralı’yla yüz yüze konuşuyordu. Bunda da, Fatih, ordusunun önüne atıyla çıkarak, Bizans’ı savunan İmparator’la yüz yüze konuşuyor… Diyaloglar üç aşağı beş yukarı, aynı.
*
Ki… O filmin kahramanı Orlando Bulum kılıç yapan demirci ustasının çırağıydı, babası şövalyeydi. Bu filmin kahramanı Ulubatlı Hasan kılıç yapan demirci ustasının çırağı, babası da Fatih’in babasının fedaisi.
*
(İstanbul diyorum ama… Filmin televizyonlarda yayınlanan reklamında resmen “ya ben İstanbul’u alacağım, ya İstanbul beni” diyen Fatih, filmde öyle demiyor, “ya ben Konstantiniye’yi alacağım, ya Konstantiniye beni” diyor! İstanbul reklamda var, filmde yok.)
*
Ulubatlı’nın zıplayarak Jüstinyanus’a yukardan kılıç saplaması, hık demiş…
“Truva”da Aşil’in zıplayarak Hektor’a kılıç saplamasının burnundan düşmüş.
*
“Matrix”te Neo’ya ateş ediliyor.
Geriye doğru yaslanarak savuşturuyor.
Bu filmde, Ulubatlı’ya tabure fırlatılıyor.
Geriye doğru yaslanarak savuşturuyor.
İkisi de ağır çekim.
*
Son sahne muhteşem…
Fatih, Bil Kılintın oluyor.
*
Depremzede Erkan bebek, çadırkenti ziyaret eden Bil Kılintın’ın kucağına atlayıp, burnunu sıkmıştı. Bu filmde, Bizanslı kız çocuğu Ayasofya’ya giren Fatih’in kucağına atlıyor, sakalından makas alıyor.
*
Ve… “Türk sinema tarihinin en pahalı filmi” denilerek, haksızlık ediliyor.
*
Çünkü, kaba hesap, toplam bir milyar dolara malolan Yüzüklerin Efendisi’ni Cennetin Krallığı’nı Ben Hur’u Büyük İskender’i Gladyatör’ü Truva’yı Cesur Yürek’i Matrix’i düşünürsek… Bence, dünya sinema tarihinin en pahalı filmi Fetih 1453.

Uludağ üniversitesi makine mühendisliğinden yeni mezun olmuş, hayata atılım yapıp yeni yeteneklerini keşfetmeye çalışan birisi... Hobi olarak internet ile ilgilenip web siteleri yaparak eğlenmeye çalışıyor diyebiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir