Bazen gözlerle ifade edilemez duygular.. O zaman kalemin gücü başlar..

Yine Bir Terazi…

Bu Yazı 6 sene önce ilhan tarafından Kişisel kategorisinde yazılmıştır. Okunma:533

Burçlara oldum olası inanmamışımdır, halada inanmıyorum. Hatta önceki yazılarımda da inanmadığımı belirtmiştim. ( İnanmadığıma ikna oldunuz sanırım 😀 )

Fakat burç yazılarını okumak hoşuma gidiyor. Hele bildiğim, hatırladığım arkadaşlarımın burçlarının kötü yanları yazılırken bende sadece iyi şeyler yazması ekstra güzel oluyor. Aşağıda Terazi burcunun genel (günlük değil) özelliklerine bakabilirsiniz.

SONU GELMEYEN DENGE HESABI: Siyasi, ekonomik, ailevi, toplumsal tüm dengeleri hesaplama, bu nedenle kararsız kalmakta kararlı olma, mecbur kalmadıkça harekete geçmeme.

DİPLOMASİ: Güzel, mantıklı ve ikna edici konuşma, ağzı laf yapma, hem kırma hem gönül alma.

İŞBİRLİĞİ: Ortak girişimde bulunmayı sevme, insanları bir araya getirmeyi ve bir arada tutmayı becerme, ticari ve zihinsel alışveriş.

MÜKEMMELİYETÇİLİK: Aşırı titizlik, zor beğenme, kaliteli olma ve kaliteleştirme, yetinmezlik, yapılan her işte ve harekette
hata bulmaya çalışma, çevresinden kusursuz iş bekleme ve bu nedenle acı çekme.

AYKIRI HUYLARIN BİRLİKTELİĞİ: İyi ve kötü huyların birlikte bulunması, kötü bir söz veya beğenmediği bir kişinin varlığı halinde güzel huylu kişiliğinin tam tersi kişiliğe bürünmesi, karmaşa ve çelişki dolu yapı, çift kişilik.

ZEVKLİLİK: Güzellik ve lüks tutkusu, giyimde özentiye varan özen, sanata ve zevke düşkünlük, orijinalite, zarafet, nezaket, kibarlık.

ADALET TUTKUSU: Adalet, barış ve düzen tutkusu, haklıdan ve adaletten yana olma.

DIŞSAL ALGILAMA: Olayların dış görünümünü algılama, meselenin derinliğine inememe, insanları tanıma konusunda yanılma ve bu yüzden acı çekme.

KARŞILIKLILIK: Yaptığı iyiliğin karşılığını bekleme, birşey isteyebilmek içinde iyilik yapma, vefalılık.

ROMANTİZM: Duygusallık, olaylara duygularıyla yaklaşma, insanları siyah yahut beyaz olarak görme, farklılıkların birleşmesini kabul etmekte zorlanma.

TERAZİYE DAİR

DOĞARKEN

Yaban ördeklerinin, leyleklerin, turnaların ve diğer göçmen kuşların daha sıcak ülkelere göç etmeye başladıkları günler. Dallarda yapraklar sararmakta, gökte güneş gülümsemekte ancak başlayan rüzgarlar ısısını eritmekte, alıp götürmektedir. Tatil yöreleri ve sahiller tenhalaşır, tarlalarda çalışanlar gitgide azalır. O günlerde sevimli bir bebek doğar. Biraz çegingen, biraz uyuşuk ama sevimli. Daha bebekliklerinden itibaren tehlikeli şeylerden uzak durur, az ağlarlar. Yaramazlıkları neredeyse yok gibidir. Sanki sevilmek için yaratılmışlardır.

BÜYÜRKEN

Akıllı, uslu, sevimli, alımlı, ilgi odağı bir çocuk. Aşırı zeki olmamakla beraber deneme yanılma yoluyla dengesini bulduğunda başarılı olabilen bir öğrenci. Ev işlerini severek yapan, misafir ağırlamaktan zevk alan bir kız. Onlar koşup sarılmak için açılmış kollar ararlar. Sevdiklerine karşı fedakar ama sevmediklerine karşı asık suratlıdırlar. Sevmekten ve sevilmekten aşırı hoşlanırlar. Onları okşayın, onları kucaklayın, onlara sevgi dolu kalbinizi açın, mutlaka karşılığını bulursunuz. Estetik ve adalet onlar için herşeydir. Çevrelerini güzelleştirmeye çalışır, eksiklik gördüklerini eleştirirler. Adil olmadığına inandıkları bir davranış karşısında isyankar yanları ön plana çıkar, ya düzeltir, yada tümüyle uzaklaşırlar.

DÜNYAYA GELİŞ AMACI

Terazinin dünyaya geliş amacı, karşıtlar dahil olmak üzere, her şeyle her şey arasındaki dengeyi ve uyumu sağlamak, böylelikle hem çevresinde barışı, hemde iç huzuru yakalamaktadır. O, karmaşayla birlikte yaşayabilme ve bundan uyum çıkarabilme yönümüzdür. Terazi insanı, bunu gerçekleştirmek için yakın dostluklar kurar, uyuşmazlığı ikili ilişkilerle çözmeye çalışır ve adil davranır. Bunun içinde sinirlerinin çelik gibi sağlam ve altın gibi esnek olması gerekir. Terazinin kefeleri, kiçük dokunuşlarla hareketlenir. Oysa dengeye ulaşmak için sükunet gereklidir. Sürekli hareket fakat aynı zamanda dengeleme çabası. Terazinin işi zordur. Buy yüzden herşeyi, hatta zıtları bile olduğu gibi kabul etmesi gerekir. Terazi dengeye ulaştığında mükemmeli veya estetiği yakalamış olur. Aşırı titizliği dengeyi sağlamasını zorlaştırır. Ancak bir şekilde birbiriyle uyumsuz, birbirinin zıddı insanlardan ekip oluşturmayı bile başarabilir. Zira o, ışıkla karanlık, çirkinle güzel gibi karşıtların birbirini tamamladığına inanır. Ancak çoklukla gerçek hayatla ideal dğnyayı birbirine karıştırır. Bu onun çıkmaz sokağıdır. Bu kadar uyumsuzluğu veya zıtlığı bir araya getirmek ve bunların uyumlu hale gelmesini beklemek ve her konuda onay almak için bekler de bekler. Bu kararsızlıktır. Yüz olayadan ikisinde bu dengenin gerçekleşmesiyle avunmak, geriye kalan doksan sekiz meselede gülümseyerek dengenin kurulmasını beklemek, Terazinin kişiliğinin yok olmasıyla sonuçlanır.

HÜZÜNLÜ GÖZLER

Mevsim sonbahar… Ekinler biçilmiş, harmanlanmış, ürünler kaldırılmıştır. Başta ağaçlar olmak üzere her yere hüzün çöker, özellikle de Terazi insanlarının yüzüne ve gözlerine. Ağaç yaprakları kahverengimsi sarıya dönüşmüş, soğuklar ağır aksak kendini göstermeye başlamıştır. Sonbahar mevsiminde atılan kahkahalarda bile hüzn vardır. Yaz kahkahaları gibi sevinç dolu, yaz kahkahaları gibi coşkulu değildir. Ya buruk bir sevinç ifadesi taşırlar, yada çekilen bir acıyı boşluğa fırlatırlar. Terazi insanları da en mutlu, en sevinçli günlerinde bile o hüzünlü halleriyle boy gösterir karşınızda. Belki bu halleri, sürekli daha iyiyi, daha mükemmeli aramalarından ve bir türlü bulamamalarındandır. Akşam güneşini temsil eder Teraziler. Sembollerinden biride gurupta batmakta olan güneştir. Biraz hüzün, biraz karamsarlık…Terazi burcu, hayvansal simge taşımayan dört burçtan biridir. Bu nedenle ikizler, Başak ve Kova gibi Terazi insanlarında da içgüdüsel tavır ve davranışlar bulunmaktadır.

ÇALIŞMA HAYATI

Teraziler genel olarak sessiz ve sakin tiplerdir. Koç, Aslan ve Yay gibi agresif tavırları, Akrep ve Oğlak gibi ihtirasları yoktur. Birileri kanına girmişse… Onlar işini yapar ve aldığının karşılığını vermeye çalışır. Zira onlar karşılıklılık ilkesine inanmışlardır. Dostluk ve uyumu ön plana aldıklarından iş arkadaşlarına veya amirlerine karşıda önemli problem çıkarmazlar. Ancak aşık oldukları sürelerde kendi içlerinde oluşan problemli ruh hali işlerine de yansıyacaktır. Ve aşık olmadan duramazlar. Bu nedenle evli olmaları, iş hayatında önemli bir avantajdır.

Bende diyordum neden evlilik düşüncelerim bu kadar fazla 🙂

Uludağ üniversitesi makine mühendisliğinden yeni mezun olmuş, hayata atılım yapıp yeni yeteneklerini keşfetmeye çalışan birisi... Hobi olarak internet ile ilgilenip web siteleri yaparak eğlenmeye çalışıyor diyebiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir