Benelüx Turu 4. Gün – Paris – Brugge – Brüksel

Okunma: 39 0 Yorum

Benelüx turumuza lüksemburg’ta başlamış ve Paris’i iki gün gezerek tamamlamıştık. 4. güne Paris’te uyanarak kahvaltıya indik.

Sabah kahvaltımızı yaptık ve valizlerimizi toplayarak otelden çıkıp otobüse bindik. Burada küçük çaplı bir şok yaşadık, rehberimiz tekrar değişmişti. 2. Rehber ile neredeyse hiç konuşmadan 3. Rehbere geçiş yaptık. Hatta 2. Rehberin adını bile hatırlamıyorum. Sürekli rehber değişimi olayını sevmesekte 3. Rehberimiz kemal bey çok kibar, yılların tecrübesi olan bir beyefendiydi. Yolda anlattığı hikayeler gerçekten güzeldi. Mona lisa tablosunun öyküsünü anlattı. Daha önce duymamıştım ve okumamıştım. Bizi epey etkiledi.

Paris trafiğine ilk defa takıldık ve sonrasında Brugges  (Bruj) e geldik. 7 günlük tur içinde en beğendiğimiz yer burası oldu. Bu tura kesinlikle katılmanızı öneriyoruz.

Brugge

Otobüsten indiğimizde yeşil bir orman bizi karşıladı. Ormanın içinden geçerek şehre vardık. Şehir kanallar ile çevrili ve Venedik’e oldukça benziyordu. Fakat Venedik daha modern brugges ise daha tarihi bir yapıya sahip diyebiliriz. Bu nedenle Brugges bizim çok hoşumuza gitti. Rehber eşliğinde merkeze kadar gelirken yolda gördüğümüz dükkanlar çok güzeldi. Özellikle tüm şehri kaplayan tatlı bir çikolata kokusu vardı. Nerdeyse her yer çikolata dükkanı ve binbir çeşit çikolata vardı. Dükkanlardan gözlerimizi alamadık. Merkeze geldiğimizde rehber şehir hakkında kısa tarihi bilgiler verdi. Ardından saat 3 e kadar serbest bıraktı. Yaklaşık 3 saatimiz vardı, Paris trafiği nedeniyle yolculuk uzun sürmüştü.

Brugges Sokakları

Brugge merkezini biraz turladık, tarihi evler çok muhteşemdi. Ama geçen arabalar yüzünden gürültü vardı ve merkezin ortasında Pazar kuruluydu. Evleri inceledik biraz gezindik ve yemek yemek için güzel bir restorana girdik. Türklerin genelde buraya geldiğini söylüyorlardı ki oturanların çoğu türktü. Brugge’teki en ünlü yemek midye. Bir tencere ile yaklaşık 40 tane midye geliyor ve iki kişiyi rahatla doyuruyor. Eşimde bende midye sevmediğiniz için menüden damak tadımıza uygun başka yemek söyledik.

Brugge Merkez

Ardından kendimizi çikolata dükkanlarına attık. En güzel ve en ünlü çikolatacı Leonidas mış. Leonidas ı bularak girdik gerçekten çok çeşitli çikolataları vardı. Kendimize ailelerimize ve dostlarımıza buradan çikolata aldık. Abartısız 1 saatimiz buraya geçti. Tadımlık konulan çikolataları yiye yiye bi hal oldum 😀 Kendimize 20 € ya hepsi birbirinden farklı olan 40 lı çikolata paketi hazırlattık. Tur boyunca en büyük harcamamızı burada yapmış olduk.

Brugge Leonidas Çikolataları

Çıkınca farkettik ki kendimize yolda yemek için çikolata almamışız. Başka bir çikolata dükkanına girerek azar azar çok farklı tadlarda olan çikolatalardan bir kese aldık. Sokak sanatçılarını dinleyerek yavaştan dönüş yoluna başladık. Çikolata dükkanlarını yanında dantel dükkanları da vardı. Bruge de oturanların tek geçim kaynağı çikolata ve dantel satmak. Turistler üzerine yoğunlaşmış bir ekonomileri bulunuyor. Burada 3 saatin nasıl geçtiğini hiç anlamadık, keşke daha uzun kalabilme şansımız olsaydı. İndiğimiz yerde grup ile buluşarak otobüse bindik ve Brüksel e doğru yola çıktık.

Atomium Heykeli

Rehber belçika ile ilgili epey bilgi verdi. Bir bakıma Avrupa tarihini öğrenmiş olduk. Brüksel e geldiğimizde şehrin sokaklarından geçerek meşhur Atomium’a vardık. Atomium, demir atomunun büyütülmüş hali. Aynı Eyfel gibi fuar için yapılmış ve sonrasında Belçika’nın simgesi olarak kalmış. İçine girilebiliyor ve üst katlarda restoran varmış. Bizim zamanımız olmadığı için giremedik. Dışında yeşil alanlarda zaman geçirerek bol bol fotoğraf çektik. Sonrasında otobüse binerek şehrin merkezine geldik. Saat 6 yı geçmişti biz indiğimizde. Paris ten geç geldiğimiz için otobüs şoförü 1 saat fazladan kalabileceğimizi söyledi. Saat 9 gibi geri dönmemiz gerekiyordu. Rehber ile merkeze gelip her yıl yapılan şimdilerde ise 2 yılda bir yapılan çiçek halısının olduğu sarayın önüne geldik. Burada biraz bilgi verip serbest bıraktı.

Brüksel Sokak Sanatçıları

Belçika da en ünlü heykel işeyen çocuk heykeli. Milyonlarca turist her yıl bunu görmek için geliyormuş. Görünce biraz hayal kırıklığı oldu çünkü beklediğimizden çok daha küçüktü. Bu heykel çocuğa özel günlerde farklı ülkelerin yöresel kıyafetleri giydiriliyormuş. Bu nedenle yüzlerce elbisesi olduğu söyleniyor. Biz gittiğimizde elbise yoktu sadece çıplak heykel vardı 🙂

İşeyen Çocuk (Manneken Piss)

Belçika’nın en ünlü yemeği ise waffle. Waffle’ın burdan çıktığı ve dünyaya yayıldığı söyleniyor. Çeşit çeşit ve rengarenk waffle dükkanları sizleri bekliyor. 1€ dan başlayıp 15€ ya kadar çeşitli waffle alabiliyorsunuz. Biraz karnımız aç olduğu için önce tuzlu birşeyler almak istedik. Burada patates kızartması satan çok sayıda dükkan vardı. Sürü psikolojisine uyup en kalabalık olan en güzeldir mantığı ile kalabalık olan bir dükkanın önünde sıraya girdik. Elimizde gezerken yiyebileceğimiz şekilde aldık. Ketçap ve mayonez sizin isteğinize göre ekleniyor ve ekstra ücreti var. Sadece ketçap aldık ve gezerek yedik. Sokak sanatçıları burada da vardı. Bunları izledik bir süre. Ardından waffle dükkanının yolunu tuttuk. Çok değişik olmayan klasik waffle aldık. Açıkçası türkiye deki waffle biraz daha güzel geldi. Yinede waffle almanızı öneriyoruz.

Waffle Dükkanı (İşeyen çocuk her yerde)

Eğer Bruge’den çikolata alamadıysan burada da onlarca çikolata dükkanı var. Fiyatları biraz daha ucuz olduğu söyleniyor. Biz girip tekrar bakmadık, dışarıdan gördüğümüz epey kampanya vardı. 2 kutu fiyatına 3 kutu çikolata gibi. Leonidas’ın dükkanı da vardı. Aynı şekilde yemek Dükkanlarında midye de veriliyordu. Yani Bruge’de alabileceğiniz ve yiyebileceğiniz herşey Brüksel de de var ama Bruge’ın ortamı çok farklı. Tekrar yazıyorum Bruge’u görmeden gelmeyin.

Brüksel de sokak sanatçıları da oldukça fazlaydı. Nerdeyse her köşede bir sokak sanatçısı vardı. Müziğini yapan, şarkı söyleyen,  gösteri yapan kişiler doluydu. Canlı müzik yapan bir grubu epey izledik. Eşim dans bile etti, hayatımda sadece kendi düğünümde oynamış ben ise izlemekle, video çekmekle yetindim 🙂 Cebimizdeki bozuk paraları bahşiş olarak bıraktık. ( normalde pek bahşiş veren biri değiliz 🙂 )

Daha sonra tur grubumuz ile buluşarak otobüse bindik ve hava limanı yanındaki otelimize gittik. Otel 3 yıldızlıydı ve paris e göre daha güzeldi. Günün yorgunluğu ile uyuduk.

Benelüx tur yazılarına daha kolay ulaşabilmeniz için aşağıdaki sayfalamayı oluşturdum. İstediğiniz kısma aşağıdaki yazıların üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Benelüx Turu 1. Gün – İstanbul – Lüksemburg – Paris 

Benelüx Turu 2. Gün – Paris 

Benelüx Turu 3. Gün – Paris 

Benelüx Turu 4. Gün – Paris – Brugge – Brüksel (Şu an Buradasınız)

Benelüx Turu 5. Gün – Amsterdam 

Benelüx Turu 6. Gün – Marken & Volendam – Rotterdam 

Benelüx Turu 7. Gün – Köln – Lüksemburg

Benelüx Turu 8. Gün – Lüksemburg – İstanbul (7. güne dahil ettim)

0 Comments

Leave a Comment