Kişisel Gelişim ve İş Başvurusu

Okunma: 1.087 2 Yorum

Üniversitedeki haftalık seminerler bugün itibariyle başladı. Seminerde Bursa’daki bir otomotiv firmasının genel müdürü konuşma yaptı ve Sanayinin genç mühendislerden neler beklediğini anlattı. Bu seminerden aklımda kalanlar mezun olduğumda aklımda olmayacağından hemen yazmak istedim. Bu yazı bir nevi benim için ileride okuyacağım bir hatırlatma yazısı olacak. Yazı biraz uzun, sıkılanlar buradan sonrasını okumayabilir. Yazıyı sonuna kadar okuyanların en azından bir yorum yapmasını bekliyorum. (Fikir verebilir, eleştirebilir, madde ekleyebilir vs..)

Maddeler halinde seminer konularını açıklayalım.

Yabancı Dil:

Neredeyse her mühendislik yazımda belirttiğim gibi yine yabancı dil ön planda. Ben her ne kadar ingilizceyi öğrenmemekte inat etsemde sanayide iyi bir pozisyona gelebilmek için en az bir tane yabancı dili çok iyi bilmek gerekiyor. Bu konu hakkında daha önce çok bahsettiğimden tekrar ayrıntıya girmiyorum.

Planlı Yaşam:

Orkan seminerin bu kısmına geçen yıl katılmış ve planlı, düzenli yaşamak üzerine güzel bir yazı yazmıştı. Bu yazıya başlamadan Orkan’ın yazısına da bir göz attım.

Öncelikle plan yapmak, ilerisini düşünenler için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Her zaman günlük, haftalık, aylık ve yıllık planlar yapmak gerekli. Tabi öğrenciyken, gece 3 te yatıp öğlen 12 de kalkarken plana uymak neredeyse imkansız. Yinede bunun bilincinde olup en azından plan program yapmamız gerekli. Kısa vadeli ve Uzun vadeli planlarımızı belirlememiz ve bunlar için çaba sarfetmemiz gerekli. Hayatı akışına bırakıp “ kısmet neyse o olsun, hayırlısı neyse o olsun, kaderimiz böyleymiş” tarzı cümlelerden kesinlikle uzak durulmalı. İnsan kendi hayatını kendisi kurar, kendisi yön verir.

Ve belkide en önemlisi başarılı bir kariyerin ardından başarılı, mutlu bir aile olduğunu unutmamak gerekli. Var ise aşk hayatı düzene sokulmalı, ertelemelerden kaçınılmalı.

Birde Türk olmamızın özelliği olsa gerek her şeyi son ana bırakmamız da var. Hiç bir zaman 1 de başlaması gereken toplantı 1 de başlamaz. Bu günkü seminer bile 20 dakika gecikmeli başladı. Yabancılar ile çalışacaksanız bu duruma özellikle dikkat etmek gerekli. Yabancıların töleransı en fazla 1 dakika. Yani dakik olmamız şart.

Sertifikalar:

Okul bitiren artık çok fazla kişi var. Bizim bunlardan fazlamız, ekstra özelliğimiz olmalı. Bu anlamda öğrenebildiğimizi öğrenmemiz gerekli. Sürekli söylediğimiz gibi ” Her konu hakkında az bilgimiz olmalı, bir konu hakkında çok bilgimiz olmalı “

Okulda da herkesin aldığı genel ve kolay dersler yerine uygulamaya, sanayiye yönelik dersler almalı. Örneğin Ozan kardeşim talaşlı imalat alırken ben/biz Kalite kontrol dersini aldık. Dersi görürken küfer etmiş olsakta şimdi anlıyorumki kalite kontrol gibi ders yok. Kalite kontrol abartısız tüm işletmelerde ( küçük – orta – büyük ) geçerli olan bir sistem. Bu konuyu bilen herkesten 1 adım önde oluyor. ( Bildiğiniz tüm kalite kontrol bilgileri aslında kalite kontrol ne değildir sorusunun cevabıdır 🙂 )

Öz Eleştiri

Kişiyi kendinden iyi kimse tanıyamaz. Herkesin gizlediği, kimseye göstermediği bir yüzü muhakkak vardır. Bu nedenle öz eleştiri yapabilmemiz son derece önemlidir. Bunun yapmanın en kolay yoluda kendimiz hakkında liste yapmaktır. Bir kağıda artılarımızı, eksilerimizi, şikayetlerimizi, isteklerimizi yazıp bunları karışılaştırmalız. Eksilerimizi artıya çevirmeye, şikayetlerimizi gidermeye çalışmalıyız.

İş Başvurusu

İş başvurusu dediğimizde herkesin aklına kariyer.net adresinden firmaya başvuru yapmak geliyor. Fakat hedefimiz yüksek olduğundan bunu geçiyorum.

Ön Yazı: Öncelikle güzel bir ön yazı yazılmalı. Ön yazıda özgeçmiş bilgileriniz olmamalı ve burada hayatınızı anlatmamalısınız. Kısaca kendinizden bahsedip, ne istediğinizi tam olarak bildiğinizi göstermeli, misyonunuzu ve vizyonunuzu net olarak belirtmeli, gerekirsede bundan 10 yıl sonra nerede olmak istediğinizi yazmalısınız.

Önyazı el yazısı ile yazılmalı ve ayrı sayfada CV’nizin önünde olmalı. ( Geçen hafta cv hazırlayıp ön yazıyı cv’nin arkasına yazan arkadaşım buraya önem vermeli 🙂 )

El yazısı: Bir mühendisin el yazısının güzel olması gerekiyor. Benim gibi el yazısı kötü olanlar daha ilk elemede eleniyorlar. Ön yazıyı elle yazmamış olsanız bile mülakatta veya iş formu doldurduğunuzda el yazınıza bakacaklardır. Bu yüzden bu konuya önem verilmeli.

Diğer iş başvurusu konularıda genel olduğundan buraya yazmıyorum. İlgimi çeken el yazısı kısmıydı.

İletişim

Sözlü iletişim: Seminerdeki yönetici bu konuyada epey değindi. Türk olarak malesef okuma alışkanlığımız yok. Buda kurduğumuz cümlelere yansıyor. Türkiye’de tam sayfa bir gazete 200 farklı kelimeden oluşurken, Yurt dışında bir gazete 1000 kelimeden oluşuyor. Türk olarak okumayı sevmiyoruz. Bu bir gerçek ama mühendis olarak ayda 1 kitap bitirmemiz gerekli. İş yerinde Türkçe anlaşamayıp ingilizce konuşan yöneticiler oldukça fazla. Malesef ingilizce türkçeden daha zengin.

Yazılı iletişim: Teknolojinin gelişmesiyle hepimiz yazmayı unuttuk. Sınavlar harici yazı yazmıyorum diyenler epey çoğunlukta. Mesela son 4 yıldır kimse mektup yazmamıştır. Msn, facebook gibi chat uygulamalarıda Türkçe’yi çok kötü bir hale getirdi. “Slm, nbr” tarzı kısaltmalar bir nebze kabul edilsede, “Etcem, yapcam, gelcem” tarzı kısaltmalar okadar benliğimize yerleşmiş ki bunların doğru olduğunu zannediyoruz ve iş görüşmelerinde de bunları kullanıyoruz.

Bu anlamda kendimi şanslı sayıyorum. Hergün sitelerime makale yazdığımdan el yazım kötü olsa da yazı dilimin biraz daha iyi olduğunu düşünüyorum. (Dil bilgisi kurallarına dikkat etmediğim de bir gerçek)

Net olmak: Yeni nesil mühendislerin en büyük eksikliklerinden biriside net olmamaları. Halbuki mühendislerden son derece net olmaları istenir. Örneğin “ne kadar malzeme var?” sorusuna “yeterince” demek yanlıştır. Tam miktarı belirtilmelidir. ” 3 ton var, 20 günlük var” gibi. Ayrıca birimlerede son derece dikkat etmek gerekiyor. Yaptığınız bir hsabın, bulduğunuz bir sonucun mutlaka birimi olmalı.

Araştırmacı: Mühendislerin sürekli araştırması, kendini geliştirmesi gereklidir. Teknoloji çok hızlı değiştiğinden okuldan sonra 2-3 yıl çalışmamak, ara vermek size/bize büyük kayıp verebilir. 3 yıllık teknolojiyi yakalamak oldukça zor olacaktır.

At Gözlüğünü Çıkarmak: Mühendisler kendi fikirlerini sonuna kadar savunmalıdır fakat herşeyi ben bilirim, en doğrusunu ben bilirim yaklaşımında olmak çok yanlıştır. Sürekli yeni fikirlere açık olmalı, her türlü teklifi değerlendirebilmemiz gereklidir. ( Ozan geldi aklıma 🙂 )

Maaş: Herkesin çalışacağı iş yerinden maaş alması kanuni hakkıdır. Fakat yeni mezun olmuş, henüz yeterli olmayan bir mühendisin iş başvurusunda maaş konusunu ön şart koşmasıda yanlıştır. Yönetici, “Bize ne vereceksinde ne istiyorsun” demeden edemez. Bu yüzden en az 2 yıl para konusu düşünülmemelidir. Zaten daha sonra para kendiliğinden gelmeye başlayacaktır.

Hayal Gücü: Mühendislerin en büyük yeteneği herkesten farklı şeyleri düşünebilmesidir. Bu nedenle hayal gücünüzü kullanmak son derece önemlidir. Unutmayın ki herşey sadece küçük bir hayal ile başlar. Cep telefonu, wireless internet, uzay mekikleri vs.. hepsi bir hayal olarak başlamış sonunda gerçeğe dönüştürülmüştür. İnsanlar gülsede, alayda etse aykırı fikirlerinizi söylemekten, tartışıp savunmaktan çekinmeyin. ( Sanki benim hayal gücüm var. Demekki mühendis olabilirim 🙂 )

Bir mühendisten genel beklentiler, analitik düşünebilmeli, anında çözüm üretebilmeli, grup çalışmasına yatkın olmalı, yenilikçi olmalı, sürekli kendini geliştirmeli.

Unutmayın ki, kişiler elbiseleriyle karşılanır, sözleriyle uğurlanır.

Aşağıdaki videoda seminerde vardı 🙂

2 Comments
  • orkan

    Cevapla

    eklenecek bir şey yok ilhancım, gayet güzel….

    • ilhan

      Senin yazıyı alacaktım yine. Ama baktım ki yapılamayan hayaller dizisi olarak kalmış 🙂

Leave a Comment